revolver, chess, satranç

Yaşasın Özgür Olmak!

25 Ekim 2016

Seni “sen” yapan fikirler sadece ama sadece sosyal çevrenin hoş görmesinden dolayı benimsediklerinin haricindeki fikirlerdir. Buna inadına benimsediklerinin haricindekileri de dahil edebiliriz. Çünkü; hem hoş görülmek için benimsediğin fikirler, hem de inadına kabul ettiğin fikirler hür iradenle alınmış değildir. Her ikisi de objektif değerlendirmelerle değil, bilinçsiz olarak kabullenmeye zorlandığımız fikirlerdir. Sevdiklerin de, nefret ettiklerin de çevrenin onayını aldığın için sevdiğin veya nefret ettiğin şeyler. Şimdi kendine 5 dakika ayır ve bir düşün bakalım, sahip olduğun fikirlerin kaç tanesi ailenden onay aldığın bir fikir değil? Ailen senden şekersiz sakız çiğnemeni isterken senin şekerli sakız çiğnemen gibi fikirleri kastetmediğimi özellikle söylememe sanırım gerek yoktur. Herkesten gizlediğin, bilinmeyen bir yanın yoksa pek böyle keskin fikirlerinin olmadığını tahmin ediyorum. Herkesin sevdiğini seviyorsun, sevmediğini sevmiyorsun dostum değil mi?

İnsanın en büyük yanılsaması özgür olduğuna inanmasıdır. Özgürlük=hür olmak dersek; bu büyük yanılsama için, hür irade sahibi olduğuna inanma yanılsaması demek daha doğru olur. Yoldan geçen 100 kişiyi durdurup, hür iradenizle mi hareket ediyorsunuz sorusunu yöneltseydik, neredeyse tamamının “evet” cevabının vereceğini görürdük. Muhakkak ki hür olduğunu sanmak, hür olmamaktan daha elimdir/acıdır. Hür olmadığının farkında olan birisi için, sorun zihnî hürriyeti nasıl elde edebileceğinin yolunu bulmaktır. Hür olmadığının farkında bile olmayan birisi içinse, problem çok daha geridedir. Problemin en büyüğü, hür olduğu yalanına inanan o kişiye hür olmadığını anlatabilmektir.

Fikri hürriyetin elde edilmesinde atman gereken ilk adım, hür irade sahibi olmadığını kabul etmendir. Hemen sonrasındaki adım ise seni bir yöne doğru çeken ipleri gevşetmek olacaktır. Bir atı iple bir ağaca bağlarsanız onun hür olduğu alan, ipin ona izin verdiği uzaklığa kadar olan alandır. At ipin izin verdiği sınırı zorlamadığı sürece hür olmadığını düşünmesine sebep olacak hiçbir neden yoktur. Hayatının tam şu anında seni şekillendiren fikirler, aynı zamanda seni bir yerlere bağlayan, tutsak eden fikirlerdir.

Bir “duruş” sahibi olmak her ne kadar büyükler tarafından yüceltilen bir erdem gibi sunulsa da, duruş sahibi olmak sabit fikirli olmakla eşdeğerdir. Sabit fikirlilik kendi kendinize taktığınız, güzel görünümlü, sosyal çevrenizin eleştirilerinden uzak tutacak hoş bir at gözlüğüdür. Çevrede olup bitenleri görmeyi önemsemiyorsanız, vizyonunuza katkı sağlayacak şeyleri kaçırmaktan korkmuyorsanız; bir at gözlüğüne sahip olmanız, seçtiğiniz bir hedefe ilerlerken işinizi oldukça kolaylaştıracaktır.

Özetlersek; özgür olmadığının farkında mısın? Daha da önemlisi; özgür olmadığını kabullenecek kadar cesur olmadığının farkında mısın? Evet, bu bir cesaret işidir çünkü bu yolun sonunda, sahip olduğunu sandığın herkesi kaybetme riski vardır! Bunu ister miydin? Bir süreliğine sosyal çevrenin onayladığı davranışlarının tam zıtlarını sergilemeye, kabul gören sözlerinin tam zıttını söylemeye başlasan neler olurdu hiç düşündün mü?

Wake up Mr. Green!

Görsel: https://socialclubco.wordpress.com/2014/10/08/film-revolver-the-ego-2005/

Etiketler:, , , , , , , , , ,

Sponsor Bağlantı