Düşünmek ve Yazmak, Düşünmek ve Yazmamak!

01 Ekim 2016

Uzun bir zamandan sonra, bir zamanlar var olduğunu bildiğim ve kaderine terk edilmiş olan bir internet sitem olduğunu hatırladım. Bir yıldan biraz daha fazla bir zamandan beri yeni hiçbir şey eklememişim. Daha önceden eklediğim içerikte biraz geriye gittiğimde, az sayılmayacak miktarda yazılar yazdığımı farkettim. Bunların büyük bir kısmı da tamamını kendimin ürettiği içerikti.

Yazdıklarımın bir kısmını tekrardan okumak zevk verdiği gibi, geçmişte gündemi meşgul etmiş konularla ilgili yazdıklarımı okuduktan sonra, herşeyin şu an nasıl göründüğünü düşününce tarihe not düşmüş olmanın zevkli bir yanının olduğunu hissettim. Zaten yazmaya karşı hep bir sempati beslemişimdir.

Tüm bunlara rağmen ne oldu da yazmayı bıraktım bilmiyorum. Sanırım bir yerlerde kimse okumuyorsa neden yazıyorum sorusunu sordum ve verdiğim cevap aklımdan geçenleri yazmak yerine kendime saklamamın daha iyi olacağını düşünmeye itti. Bir de tabi bir internet sitesini ayakta tutmak için verilmesi gereken emek var. Ücretsiz sunulan servisleri kullanırken işin teknik tarafıyla uğraşmanız gerekmez. Buna karşın yapabilecekleriniz kısıtlıdır ve bir yerlerde daha fazla kontrol ihtiyacı duyabilirsiniz. İşte tam da daha fazla kontrol imkanına sahip olmak için işin en başından beri teknik tarafıyla da kendimin uğraşacağı sistemler kullandım. Gereksiz çok zaman kaybım oldu evet, ama kontrolün bende olduğunu bilmek iyi hissettiriyor.

Kimse okumayacaksa neden yazıyorum sorusunun cevabı ise Dostoyevski’nin Delikanlı kitabında söylediği gibi kimse okumasa bile, tarihe not düşmek ve belki birgün kendim okuyup şu an hissettiğim duyguları tekrar hissetmek için yazmaya değer. Belki yine sık yazmayacağım ama arada bir yazacak bir şeyler bulmak ve bir şeyler yazmak güzel!

Yazmak için belki de ihtiyacımız olan şey bizi yazmaya itecek bir ortama sahip olmak. Elbette içine düştüğümüz duygular da bizi o tarafa sürükleyen etkenlerden. Şu an yazmaya karşı tekrar bir sempati duymamın, önümüzdeki 6-7 ay boyunca kalmak zorunda olduğum karanlık ve küçük otel odası sayesinde yeşerdiğini düşünüyorum. Böyle bir ortam yazmak için çok uygun. Asıl soru ise, satırları dolduracak kadar dolu muyum!

Etiketler:, , , , , ,

Sponsor Bağlantı